Salı, Ağustos 28, 2012

Yağmur.. trençkot.. kazıklanmak..

Ben değil miydim daha bir kaç hafta önce sıcaklardan şikayet eden..

Kaçan balık büyük olurmuş.. Dün gece hiç beklemediğim şekilde yağan yağmur, camları kapatmama sebep olan soğuk yaz'ın bittiğini farkettirdi.. Ama biz daha denize gidecektik ki diye üzülürek farkettim ki sonbahar geliyor..

Bugün evden çıkarken ince bir mont bile giydim. Dengesizim, çok üşürüm..

Mont demişken, geçen günler de Koton'da trençkot dediğimiz ince montların indirimde olduğunu gördüm, hiç gereği ve yeri değilken tabiki 2 tane aldım ( Kadınım ben, alırım!)

Alırken farketmemiştim ama eve gelince şu aşağıdaki etiket bana kazıklanmanın dayanılmaz hafifliğini hissettirdi..

Sezonda olsa ve ben o trençkotu çok beğensem -ki beğendim- alırdım, kendimi biliyorum.. Sezonda karşıma çıkmaması şansım mı artık bilmiyorum..

İndirim güzelde.. Sanki bu "biz bunları size zaten bu fiyata satarız, ederi, gideri bu ama koyuyoruz üstüne fahiş fiyatları, baktık alıyorsunuz hiç dokunmuyoruz, sonra indirim diye bir daha satıyoruz, ee o zaman da koşup alıyorsunuz" demek gibi geliyor.. Mantıklı bir fiyata indir bari de gözümüze sokma eyy mağaza..

Sağolun yaa.. Neyin ederi ne kadardır anlayabilme yetisi istiyorum.. Acilen.. Alışverişim geldi çünkü..





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder