Perşembe, Ekim 25, 2012

Sana 1 gün, ona 4 gün, bana her gün..

İçimden geçenleri şöyle bir alırsak;

Köpekler tarafından sürüklenmiş, yolun ortasında duran, bir kaç saat önce yaşayan ama artık "kurban" edilen hayvanın parçalarını gördüğüm için, o kurbanı kesen adamdan nefret ettim!!

Her bayram olduğu gibi bu bayramda, televizyonda dönüp duran, acitasyonu bol reklamlardan nefret ettim!! Çok mu klişe olucak söylediğim? Ama bayramda ailesine koşan var, koşamayan var.. Bu kadar dramatize etmeye gerek yok bir çikolatanın reklamını!! Altı üstü bir paket çikolata!

Tatile giden herkesten nefret ettim!! Ben gidemedim diye kıskançlıktan resmen çatladım..

Zorunluluklardan, sınırlardan, açıklaması olmadan sadece "öyle olduğu için" yapılan şeylerden bir kez daha nefret ettim!!

Şimdi güzel bakıp, güzel görmeye çalıştıklarımı şöyle alalım;

Işığı gördüm!!


Aslında kapalı olan ama bizim için bir kahve içimlik açılan bu güzel yerin sahibini bir daha sevdim.. Ahh bilse o an benim nasıl nefes almaya ihtiyacım vardı ve hayatımı kurtardı..


"Huzur" içinde yatan minik yanı başımızdaydı..Onu da kıskandım..


Diğer tarafta ise bu güzellik sere serpe uzanmıştı..


Ahh dedim, sınırlar.. Her yerdeler..


Canınız nasıl istiyorsa öyle geçsin..

6 yorum:

  1. Canımızın istediği gibi geçemiyor ne yazık ki :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim ki öylesine bir dilek işte :) Gerçekleşemediğini bile bile..

      Sil
  2. bak işte herşey birbirini dengeliyor nötrlüyor hayatta.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bakış açısı :) Sevdim.

      Sil
    2. çok güzel resimler hayat akışı resimlerde saklı...

      Sil
    3. Teşekkür ederim

      Sil