Perşembe, Temmuz 17, 2014

Büyümek

Aklımda milyon tane şey var yapmak istediğim
Hiçbirini yapamıyorum...

11 aylık oldu... Kocaman 11 ay
Nasıl geçtiğini anlamadığım ama aslında her günü 1 ay gibi geçen 11 ay..

11 aydır yalnız dışarı çıkmadım, 11 aydır tek başıma bir kahve içmedim, 11 aydır gözüm onda olmadan yürümedim, 11 aydır deliksiz 5 saat uyumadım, 11 aydır film izlemedim, 11 aydır bir arkadaşımla oturup sohbet etmedim. Seda'nın hayatının pause tuşuna bastık, Zeynep'in hayatını başlattık.



Zeynep çok şey yapıyor ama mutlu oluyorum.

Anne diyor
Baba diyor
Hadi diyor - sabırsız
Hayır diyor - saçma sapan bir şeyi ağzına soktuğunda, saçımı çektiğinde, yüzümü ısırdığında, elindeki yemeği yere attığında "hayır yapma" dedikçe o da bana "hayır" diyor gülerek, oyun sanıyor ve çok mutlu oluyor.




Kendi kendine oynamayı seviyor
Diş çıkartıyor - en sancılı, en memeye yapışmalı, en durup dururken ağlamalısından ve asla tek tek değil her seferde 4 diş arka arkaya..
Geceleri hala çok uyanıyor - kucağıma almazsam, emzirmezsem uyumuyor
Adım atıyor, çok komik oluyor - bunu devamlı yapmak istiyor, elinden tutup evin bütün odalarını günde 5 kez gezdireyim istiyor, annesine bir de bel ağrısı hediye ediyor
Kendi kendine yiyor - yarısı yere, yarısı saça, elinde kalan kırıntılar ağzına
Salıncağı çok seviyor - 6. aydan beri biniyor ve artık park gördüğünden kucağımızdan atlayıp parka gitmek istiyor, kahkahalar atıyor salıncakta, indirirken ağlıyor
Babasının arkasından ağlıyor işe giderken - eve geldiğinde çok mutlu oluyor
Aferin dediğimizde kendisini alkışlıyor
El sallıyor
Müzik duyduğunda ellerini ve ayaklarını sallamaya, çevirmeye başlıyor
Dışarı çıkmayı çok seviyor, her gün gezdirmezsem kesin arıza çıkartıyor
İnsanları çok seviyor - kimseyi yabancılamıyor herkesin kucağına gidiyor, gülüyor ve ben bundan dolayı çok mutlu oluyorum. Bebekleri, çocukları daha çok seviyor

Hep gülüyor, hep kendi kendine yada bizimle konuşuyor. Bende bütün gün evin içinde sohbet ediyorum onunla, ne yapsam anlatıyorum. Bazen kızıyor bana, o zaman kollar ve bacaklar ileri uzatılıp bütün vücut geriliyor yay gibi. Bunu nasıl yapabiliyor bilmiyorum ama çok komik oluyor. Bu hareketi görmek için bile kızdırmak istiyorum bazen. Hep gülsün, hep konuşsun zaten.. İhtiyacım var ses duymaya, onun mutluluğuna..

Mesela şu an salonun orta yerinde kocaman bir çadır var, içinde oyuncakları ile oynuyor. Dünya para verdiğimiz lisanslı oyuncaklara bakmayıp, marketten 3.5 Liraya aldığım plastik fincanlarla en çok..

Ayaklarını çok seviyorum, öpmeye doyamıyorum parmaklarını.. Bugün elimi tutup ayağına götürdü, sevmemi istedi sanırım o da seviyor bunu. Mutlu oldum. Bir de bazen yanımda yattığı nadir zamanlarda, ayakları ağzımda uyanıyorum, tekmeliyor öte git diyor koca yatakta kendine yer bulamıyor ya onu çok seviyorum.. 6. aydan beri kendi odasında yatıyor, daha çok yanımda yatırsam mı acaba demiyor değilim.. Özlerim galiba, evet özlerim.

Çocuk oluyor benim kızım, minik kızım. Eski fotoğraflara bakıyorum ( ne kadar eski olabilirler ki ) minikmiş diyorum, sonra bakıyorum şimdi de minik ama büyüyor.




Bir de çarpı işi yapıyorum bazen, akşamları tükenmemiş olursam.. Doğumdan sonra kendi kendime öğrendim. Terapi gibi.






ve tabi momijiler artıyor..



Hep Zeynep'i anlatmışım, gerçekten anlatacak başka bir şey yok ki.. Çokça yorgunluk, bolca mutluluk, bazen ağlamaklı günler, bolca sıkılma ama bolca eğlenme.. Hep karmakarışık.
Tüm hayatım o minik ellerin arasında...

Hangimiz hangimizi büyütüyor bilmiyorum bazen..